Pazar, Şubat 17, 2019
The Story of Seven

MÜZİK TUTKUNLARININ BAYILACAĞI 7 PLAKÇI

Müzik olmadan yapamam, yaşayamam diyenlerdenim. Ondandır dünya festivalleri peşinde seyyah olmam! Müziği seviyorum. Tek bir tarzını da değil üstelik. Bağlamayla, piyanoyla, gitarla, arpla ya da elektronik ekipmanlarla ve hatta bilgisayarla icra edilen güzel, kaliteli müziği seviyorum. Hatta sadece sevmek yetmez, sevdiğim müzikleri mixleyeyim ve sevdiklerimle paylaşayım diye her şeyi sıfırdan öğrendiğim DJ’lik kursuna bile gittim.

Search butonuna ismini yazdığımız an bulduğumuz şarkılarla, albümünü i-tunes’dan satın aldığımız sanatçılarla, soundcloud’da ulaştığımız kayıtlarla müzik dinleme konusunda çok büyük rahatlığa ulaşmadık desek yalan olur. Yıllarca süren “ya bu şarkının adı neydi?” geyiğini bitiren uygulama Shazam, bize sunulan büyük nimet mesela.

Fakat, müziğe delice tutkun olmamın arkasında, internetle hayatımıza giren MP3’lerden önceki dönemlerin kesinlikle ilgisi var. Teyplerden, walkman’lerden de önceki dönemden bahsediyorum. Analog müziğin tek dişi kalmış canavarı adeta son kalesi plaktan bahsediyorum tabii ki. Her şey değişir müziğin hayatımızdaki yeri değişmedi.

Thomas Edison’un ilk büyük icadı da nereyedeyse 150 yıl önce  yarattığı ses kaydı yapan ve çalan Fonograftı. Pop, rock, caz, klasik, blues, soul kısacası her tip müzik için bir merkez olan Nashville’in Müzik Şehri lakabıyla ortaya çıkışı da 150 yıl önceye uzanır. Edison’un icadından 10 yıl sonra Emile Berliner Gramafon’u yarattı. Bu icat ile ilk defa düz disklerin veya plakların üzerine kayıt yapıldı. Bugün halen gerek ses duyumu kalitesinden, gerek geçmişe duyulan özlemden ya da nostaji tutkusundan gerek de koleksiyonerlikten kaynaklanan son yaygın medyadır plak. Alametifarikası ise analog oluşudur. Ancak epey pahalı bir hobi olduğunu şimdiden belirteyim.

Büyük kararsızlıklar sonunda pikap seçiminizi de yaptıktan sonra, yanına hemen küçük koleksiyonunuzu oluşturmak istemez misiniz? Nostajiyi son demlerine kadar yaşayabileceğiniz, kulaklarınızın pasını silecek plakları bulmak için parayı akıtacağınız plakçılar listesine beraber göz atalım mı?

Exit Music / İstanbul, TürkiyeExit

Kadıköy’ün Hasırcıbaşı caddesinden yer alan Exict Music, rock ağırlıklı bir arşive sahip. Yeni ve ikinci el plaklara ulaşabileceğiniz gibi pikap, eski radyo ve kasetlere de rastlayabilirsiniz. İstanbul’daki etkinliklerde sosyallik bayrağı en önde taşıyanlardan ayroca Exit Music. Arşivlerine eklenen her yeni albümden sizi haberdar edebilmeleri için, haber bültenlerine kayıt olmayı unutmayın. Hasırcıbaşı Cad. No.32B – Moda

Kontra Plak/ İstanbul, Türkiye

kontraplakGalatasaray’da müzik severlerin uğrak yeri haline gelen Kontra Plak; farklı türlerde hem yeni hem de ikinci el plak/CD satışı yapmakta. En sevdiğim yanlarından biri ise; ilgilendiğiniz albümü dinleme olanağınız olması. Turistlerin, hatta konser için kente gelen ünlü müzisyenlerin de keşfedip uğradığı mekanda; pikap ve müzikle ilgili aksesuarların satışı da oluyor. İşine ve müziğe tutkun, oturup sohbet edeceğiniz kişiler tarafından işletilen bu mekanın samimiyei, içeri girer girmez insanı sarıyor.  http://www.kontrarecords.com/

Bomonti Antika Pazarı / İstanbul, Türkiye

BomontiAntikaPazarı

İstanbulda ve dünyadaki birçok 2. el pazarlarında plaklara rastlamak mümkün. İstanbul için önerebileceğim durak ise Bomonti Antika Pazarı. Pazar günleri kurulan antika pazarında, tüm 2. el pazarlarında rastlanan durum mevcut. Erken giden en iyisini alır! Yerli ve yabancı ayırmaksızın birçok plağı dört, beş tezgaha yayılmış şekilde bulacaksınız Bomonti’de. Fiyatlar konusunda dikkat etmeyi unutmayın. Birkaç ziyaret sonrası, esnafla kurulan muhabbet sayesinde, plaklara daha uygun fiyat ile sahip olabilirsiniz. Pikap-plak dışında da, bu pazarda bir sürü ikinci el eşya bulmak mümkün. Lala Şahin Sok. Feriköy, İstanbul

Spacehall / Berlin, Almanya

Berlin

Berlin’in giderek değişime uğrayan semti Kreuzberg’de yer alıyor Spacehall. Elektronika, dub step, house ve tekno dinleyicilerinin uğrak noktası haline gelen plakçı, yeni çıkan plakların yanında ender bulunan plaklara da sıkça yer veriyor. Gitmeye fırsatınız yoksa internet üzerinden de satışları mevcut.

http://www.spacehall.de

The Thing / Brooklyn, New York

TheThing

Bir koleksiyonerin pek hoşlanacağı bir yer değil burası. Şimdiye kadar saydığım mekanlarda, rahat bir şekilde ve kulağınıza çalınan müzik ile plakları keşfedeceğinizin garantisini versem de, The Thing için aynı şeyi ne yazık ki söyleyemeyeceğim.

Ne müzik türüne ne yılına ne de alfabe sırasına göre dizilmemiş plaklarla karşılaşıyorsunuz burada. Mekan aynı zamanda ikinci el dükkanı. Kitap, giysi ve çeşitli eşyalarda mevcut burada. Peki  bu kadar negatif yorumu neden mi yazdım? Burası bir plak cenneti olmasa da plakların değişmeyen bir fiyatı var. Kimbilir, aradığınız plak ile belki The Thing’in tozlu raflarında çok uygun fiyata karşılarsınız. 1001 Manhattan Ave, Brooklyn, NY 11222, ABD

Wah Wah Records / Barcelona, İspanya

wahwah

20 yılı aşkın bir süredir varlığını sürdüren Wah Wah, Barcelona’daki ünlü plakçılardan. Son derece uzmanlaşmış ve bulunan müzik stilleri geniş bir yelpazaye ulaşıyor. Caz, blues soul ve funk yanında folk & beat, eski disko şarkılarından, rock &roll’a kadar gerçekten inanılmaz bir arşive sahip. Bazı parçalarını e-bay üzerinden de satıyorlar. http://www.wah-wahsupersonic.com/

Laci bácsi lemezboltja / Budapeşte, Macaristan

En hip mahalle olan 7. bölgede yer alıyor. Raflar arasında dolaşırken “aa ne buldum” diye gezeceğiniz orjinal ikinci el ve yeni plaklara sahip bir müzik dükkanı burası. Soul, funk, jazz albümleri fazlaca. Elektronik janra konusunda ise o kadar parlak değil. Uygun fiyatlara güzel plaklar bulmanız için alternatif bir yer. Budapest, Kertész u. 42, 1073 Macaristan

Like this Article? Share it!

About The Author

Elif Tanverdi

İstanbullu mimar, blogger, gezgin, yogini, hayalperest, müzik ve sokak sanatları aşığı, festival ve parti kızı! twitter/cizenbayan | facebook/cizenbayan | instagram/cizenbayan

Leave A Response