Çarşamba, Ocak 23, 2019
The Story of Seven

GÖZÜNLE DUY, KULAĞINLA GÖR VE DÜNYAYI DEĞİŞTİR

Bugünlerde hep ne düşünüyorum, biliyor musunuz? Dünyayı fotoğraf ve müzik birlikte kurtaracak! Belki de benim hayatımı bu ikisi tamamen şekillendirip değiştirdiği içindir, kimbilir… Buna her şeyden çok inanıyorum.

İtiraf edin. Siz de arada bir dünyayı değiştirmek istemiyor musunuz? Muhabbet sofrasında, hele de masada biraz viski varsa ülkeyi kaç defa kurtardınız? Hadi dünyayı değiştirmek demeyelim, ama bir şarkının verdiği güçle ilan-ı aşk etmediniz mi hiç, ya da sabahları koşuya çıktığınızda kaslarınıza güç veren melodileri keşfetmediniz mi? Bazı maçlar, sahada yankılanan o şarkılarla kazanılmadı mı tarihte? Peki ya fotoğraflar? Bir fotoğrafın anlattığından daha çok insana ulaşabilir mi sözcükler? Ardahan’da fotoğrafladığım bir çocuk ve atının hikâyesini bir Japon ve bir İtalyan’a aynı kelimeler fısıldayabilir miydi?

Bugünlerde hepimizin ihtiyaç duyduğumuz şey ortak: Sırtımızı yaslayacağımız bir ağaç lazım bize, gözümüzü kapatıp sığınabileceğimiz. Bizi sakınacak, sıcak tutacak. Fırtınalardan koruyacak, bize güç verecek. Aradığımız şeyin adı umut. Ben sırtımı fotoğraf ve müziğin anlattığı hikâyelere yaslıyorum şimdi. Dünyayı değiştiren 7 fotoğraf ve 7 şarkıyla yıla başladım. Aşk, barış, adalet ve özgürlük için söylenen bu şarkılara katılın. Fotoğrafların hikayelerini onların ağzından dinleyin.

Free Nelson Mandela

İngiliz müzisyen Jerry Dammers tarafından yazılan şarkının orijinali The Special A.K.A grubu tarafından seslendirildi. Ben sizinle Amy Winehouse’un, Mandela’nın doğum gününde seslendirdiği kaydı paylaşıyorum.

We Shall Overcome

Yaşamı boyunca insan hakları hareketlerine odaklanan Joan Baez, We Shall Overcome’da “Truth will make us free some day/Gerçek bir gün bizi özgür kılacak” diyor.

Blowin’ in the Wind

Şarkının sözleri, Can Yücel’in Her Boydan isimli şiir kitabında, “Bir İrlanda Türküsü” olarak geçer: Daha kaç köyden sürülsün insan / Adam oluncaya dek? (How many roads must a man walk down / Before you call him a man?) Bon Dylan’ın “insanlıkla” ilgili sorulara cevap aradığı şarkıyı elbette Joan Baez de harika söylemişti. Ama biz sözü sahibine bırakalım. Bırakalım da soruları o sorsun:

Get up, stand up

Asla vazgeçmemeyi öğütleyen, Bob Marley ve Peter Tosh imzalı şarkı, Marley’in Haiti turnesi sırasında ortaya çıkmış. Bob Marley’in, 23 Ekim 1980’de Pensilvanya konserinin finalinde seslendirdiği Get Up, Stand Up, aynı zamanda onun son sahne performansı olmuş.

We are the world

Michael Jackson ve Lionel Richie’nin beraber yazdıkları şarkıyı Amerikalı sanatçılar Afrika için birlikte seslendirdi. Sanırım şarkı için bir araya gelenler, dünyanın en kıymetli korolarından birini oluşturmuştu: Michael Jackson, Lionel Richie, Steive Wonder, Paul Simon, Kerry Rogers, Tina Turner, Diana Ross…) Şarkının, Avrupalı şarkıcıların yine Afrika için yazdıkları “Do They Know it Christmas”a bir cevap olduğu kabul edilir.

Sunday bloody Sunday

U2’nun efsanevi şarkısında Bono “How long, how long must we sing that song?” diye sorar. İnsanoğlunun hala cevap veremediği bir soru. Şarkının, New York’un çatı katlarından birinde Fransız sanatçı JR’ın işleri eşliğinde yapılan bir kaydını dinliyorum. Bu kayıt, İran’ın demokrasisine adanmış.

Imagine

Imagine kaydedildiği günden bu yana insanlığın konu hakkında ne kadar mesafe kat ettiğini bilmemiz mümkün değil. Fakat en azından ben her dinlediğimde hem benim gibi düşünen insanlar olduğu için umutlanıyor hem de neden bunca iyi insana rağmen dünyanın hala yeterince iyi bir yer olamadığını düşünüp şaşırıyorum.

Elizabeth%20Eckford%20by%20Will%20Counts

 

Like this Article? Share it!

About The Author

Leave A Response