Cuma, Şubat 23, 2018
The Story of Seven

BİZLERİ EKRAN BAŞINA KİLİTLEYEN 7 YÖNETMEN

2004 yılında Lost dizisi hayatımıza girdiğinde tüm dünyada bir dizi furyası başlayacağını, sadece filmlerde görmeye alışkın olduğumuz oyuncuların bu dizilerde de yer alacağını, hatta sadece diziler için yaratılan platformlar olacağını söyleseler sanırım kimse inanmazdı. Çünkü o zamanlar dizi sektörü oyuncular ve yönetmenler için pek cazip bir iş kolu değildi. Hem önlerine iyi bir senaryo gelmiyor, hem de çalışmak istedikleri yönetmenler/oyuncular konu ‘dizi’ olunca burun kıvırıyorlardı. Fakat sektör o kadar hızlı değişti ve gelişti ki hiç kimse bu değişim ve gelişime kayıtsız kalamadı. Digitürk, D-Smart, Tivibu gibi platformlarda dizi kanalları açıldı. Netflix’in başından ayrılamaz olduk, BluTV ve PUHUTV hayatımıza girdi, dizi sektörü internete de taşındı.

Emmy Ödül Töreni, Oscar’ın gölgesinde kalsa da kısa zaman içerisinde abisinin pabucunu dama atacak gibi. Zira Akademi üyelerinin kararları son yıllarda epeyce bir tartışma yaratırken, Emmy’de ufak sesler dışında herkesin hemfikir olduğu yapımlar ödül kazanıyor. Sektör yurt dışında bu kadar hızlı bir büyüme yakalayınca doğal olarak bize de uğramasa olmazdı. Bize uğraması kötü mü oldu? Tabii ki hayır, tek kötü yanı çok iyi yapılan bazı dizilerin ‘rating’ denilen canavara yenik düşerek kendini bizlerden mahrum bırakması oldu. Ülkemizde çok iyi senaryolar, iyi uyarlamalar ve sinema tadında çekimlerle dizi sektörü büyüdükçe büyüdü. Bir bölümü biter bitmez ‘Haftaya ne olacak acaba?’ dediğimiz merakla beklediğimiz, hatta Emmy ödülü kazanan dizilerimiz oldu. Biz de The Story Of Seven olarak, ekranın önünde değil arkasında yer alan ama bizi ekran başına kilitleyen dizilerin 7 yönetmenini ve bir de bonusu sizler için derledik…

ALİ BİLGİN

Daha önce pek çok projede yönetmenlik ve yardımcı yönetmenlik yapsa da asıl çıkışı Medcezir ile oldu. O dönem pek çok uyarlama dizi ekranlarda olsa da bu tip diziler pek rağbet görmemişti. The O.C. adlı diziden uyarlanan Medcezir hayatımıza öyle bir giriş yaptı ki hemen hemen herkes dizi biter bitmez kritiğini yapmaya, haftaya neler olabileceğini tartışmaya başladı.  Şu sıralar büyük sükse yaratan Ufak Tefek Cinayetler’in yönetmen koltuğunda oturan Bilgin, son dönemin en başarılı yönetmenler arasında. Ali Bilgin ile The Story of Seven için geçen yıl çok keyifli bir röportaj yapmıştık, hala okumayan kaldıysa bir göz atın deriz. 

ULUÇ BAYRAKTAR

Bayraktar’ın, kariyeri Türkiye’nin izlenme rekorları kıran dizilerinin yönetmenliğine uzanıyor.  32 yaşında o dönem Türkiye’nin en sevilen dizisi olan ve modası asla geçmeyen Ezel’in yönetmen koltuğuna oturan Bayraktar, sonrasında da hep büyük işlere imza attı. Ezel sonrası Karadayı ve hemen ardından tadı hala damağımızda olan uyarlama dizi İçerde ile kamera arkasına geçti. İçerde’nin veda etmesiyle yoğun tempoya ara veren Uluç Bayraktar’ın bir sonraki işini merakla bekliyoruz.

 

ONUR ÜNLÜ 

Senarist, yönetmen, oyuncu, şair, müzisyen, yapımcı… On parmağında on marifet olan nadir yeteneklerden biri. Biz onu Leyla ile Mecnun dizisiyle daha yakından tanısak da  o aslında 20 yaşından itibaren bu sektörü etkilemiş, bakış açılarını değiştirmiş nadir insanlardan.  1999 yılında Deli Yürek dizisinin senaristlerinden biri olan Onur Ünlü, daha sonra pek çok sinema filminin hem senaristliğini hem de yönetmenliğini yaptı. Bizleri, çektiği sinema filmleri ve Leyla ile Mecnun sayesinde bir çok muhteşem oyuncuyla tanıştırdı. Birçok yönetmen gibi anlaşabildiği/arkadaş olduğu oyuncularla çalışmaktan yana olan Ünlü, yaşadığı ve bu sektörde olduğu sürece biz bu muhteşem oyuncuları ve onun yazıp yönettiği projeleri hiç özlemeyeceğiz. Umarız çok özletmeden geri döner.

 MERT BAYKAL

Yeni nesil yönetmen dendiğinde akla ilk gelenler arasında olan Mert Baykal, henüz 25 yaşındayken 2004 yılında başrollerinde Ferhan Şensoy, Zeki Alasya, Erol Günaydın, Rasim Öztekin, Bülent Kayabaş gibi oyuncuların rol aldığı Pardon adlı sinema filminin yönetmen koltuğundaydı. Daha sonra bazı diziler ve sinema filmlerinde de yönetmenlik yapan Baykal, Muhteşem Yüzyıl ile muhteşem bir geri dönüş gerçekleştirdi. Muhteşem Yüzyıl’ın  4. Sezonu ve Kösem Sultan’ın yönetmen koltuğuna oturan Mert Baykal’ın asıl yükselişi ise şüphesiz Türkiye’nin ilk internet dizilerinden biri olan ‘Fİ’ ile gerçekleşti. Küçük yaşlarda büyük oyuncularla çalıştığı için kendisini her zaman şanslı sayan Baykal’ın ‘Fİ’ sonrası nasıl bir yolculuğa çıkacağı belli olmaz, ama gelecekte yapacağı işlerle adından yine söz ettireceğine eminiz.

HİLAL SARAL 

Lise yıllarında yaz aylarında çalıştığı fotoğrafçı dükkanından Emmy’ye uzanan bir başarı öyküsü. Kadın yönetmenlerin azınlıkta olduğu sektörde en büyük uluslararası ödülü bir çok başarılı yapımın arasından sıyrılarak  ‘Kara Sevda’ ile ülkemize bu ödülü getirdi. Pembe dizi kategorisinde ödül almasına karşın bizler bu dizide o kategoriye özgü olan kötü ışıklar, cansız plan gibi bir çok şeyi  bu dizide görmedik, aksine sinema tadında büyülü sahneleriyle bizi ekrana kilitledi. Hilal Saral’ın bizi ekran başında tutan tek dizi bu değil elbette. Aşk-ı Memnu, Fatmagül’ün Suçu Ne? Kuzey/Güney Hilal Saral’ın yönetmenliği yaptığı dizilerden sadece bir kaçı.

YAĞMUR-DURUL TAYLAN

Nam-ı diğer ‘Taylan Biraderler’  her ne kadar adlarını çektikleri başarılı filmler ile duyursalar da ilk yönetmenlik deneyimine 1999 yılında ‘Sır Dosyası’ adlı diziyle başlayan iki başarılı yönetmen. Durul Taylan bazı gazete ve dergilerde yaptığı sinema yazarlığından sonra yönetmenliğe başlamasına karşın abisi Yağmur Taylan’ın yönetmenliğe geçişi ise ilginç bir hikayeye dayanıyor. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi psikiyatri bölümünde çalıştığı yıllarda arkadaşlarıyla birlikte Şizofrengi dergisini çıkartan Yağmur Taylan, o  yıllarda Zeki Demirkubuz ile oda arkadaşlığı yaptı. Onun yardımlarıyla Zeki Ökten‘in yönettiği bir Kemal Sunal dizisinde prodüksiyon asistanı olarak işe başladı. Daha sonra doktorluktan istifa ederek kardeşi ile birlikte çalışmaya başladı. Bir çok ödüllü sinema filmi ve dizinin yönetmen koltuğunda oturan Taylan Biraderler Yabancı Damat, Muhteşem Yüzyıl ve son olarak Vatanım Sensin dizileri ile bizleri beyaz camın önüne çeken iki başarılı yönetmen.

 

ZEYNEP GÜNAY TAN

Çocukluğunda ailesinin karşı olmasına rağmen oyuncu olmak için elinden gelen her şeyi yapan Zeynep Günay Tan,  yönetmenlik deneyimine Kartal Tibet sayesinde başladı. Tibet’in asistanlığını yapan Tan, bu esnada montaj konusunda da deneyim kazandı. Kartal Tibet dışında Türkan Derya, Taner Akvardar, Orhan Oğuz, uzun sure Ömer Kavur, kısa bir dönem Atıf Yılmaz ve Şerif Gören, Ziya Öztan ve Çağan Irmak gibi isimlerle çalışma şansı yakaladı. Birçok eleştirmen tarafından ‘Sadece yönetmen değil, o yaratıcı bir yönetmen’ şeklinde övgü dolu eleştiriler alan Tan, şu sıralar ‘İstanbullu Gelin’in yönetmen koltuğunda oturuyor. Fakat biz onu en çok ‘Öyle Bir Geçer Zaman ki’ dizisiyle sevdik. Dönem dizisini oldukça iyi yansıtan çekim ve oyunculara kattığı karakterle oldukça başarılı bir iş ortaya çıkaran Zeynep Günay Tan, Muhteşem Yüzyıl Kösem, Kayıp, Eşref Saati gibi birçok başarılı yapımda yönetmen koltuğunda oturdu.

BONUS

ONUR SAYLAK

Yedi yönetmen demiştik fakat ilk yönetmenlik denemesi olan ‘Daha’ filmi ile oldukça övgü dolu sözler alan Onur Saylak’ı bu listeye almasak olmazdı. Oyunculuktan yönetmenliğe geçiş yapan Saylak, henüz bir dizi için kamera arkasına geçmiş değil hali hazırda ‘Vatanım Sensin’ dizisinde Tevfik yüzbaşı karakterini canlandırdı. Yakında yayına başlayacak oldukça iddialı bir PUHUTV projesinin çekimleriyle meşgul. Büyük üstat Haluk Bilginer’in baş rolünü oynayacağı Şahsiyet isimli yapım için yönetmen koltuğuna oturan Onur Saylak, usta oyunculuğu kadar titiz yönetmenliği ile de ikinci sınavını veriyor. İlk sınavını başarıyla geçtiğine göre Saylak’ın bu sınavdan da başarıyla çıkacağına eminiz.

Like this Article? Share it!

About The Author

Leave A Response