Çarşamba, Ekim 17, 2018
The Story of Seven

7 OBJEDE 2017

Ali Tufan Koç Aralık 26, 2017 INSPIRING, NO.7, SOCIAL Yorum yok 7 OBJEDE 2017

Centilmen Jack, 2017’nin kültür sahnesini görebilseydi, en çok bu hareketleri severdi dedik ve farklı türde bir 2017 derlemesi çıkardık.

Bob Dylan ve mızıkası

‘Nobelli rock yıldızı/söz yazarı’ sadece ona has bir sıfat. Sözü bestesi kendisine ait yeni parçalardan oluşan bir albüm çıkarmak yerine uzun bir süredir “Great American Songbook”u kurcalıyor, eli her seferinde Sinatra şarkılarına gidiyor. ‘Shadow In The Night’ üzerine bir başka Sinatra güzellemesi daha olan 3 CD’lik ‘Triplicate’ geldi bu yıl. Az bilinen Sinatra hitlerini elden geçerek başlamıştı; yol aldıkça ‘As Time Goes By’, ‘Stormy Weather’, ‘Best is Yet to Come’ gibi daha popüler olanlara el almakta bir sakınca görmedi. Her parçayla, sanki Sinatra’nın pek gün ışığı görmemiş, az bilinen daha duygusal ve daha naif ruhuna biraz daha yaklaşıyor, bize de ikilinin bu ruhani dostluğu ve notalar aracılığıyla dertleşmesine tanıklık etmek düşüyor.

Sinatra ve viski şişesi

Hazır, kendisinden konu açılmışken… Her sene 12 Aralık’ta, geleneksel Sinatra doğum günü kutlamalarında kendisiyle ilgili pek bilinmeyen bir detayın gün ışığına çıkması artık adetten oldu. 102’inci yaş günü kutlamaları kapsamında bu yıl Sinatra’nın kendi vasiyeti üzerine üç ‘şahsi eşyası’yla birlikte gömüldüğünü öğrendik. Bir paket  sigara, bir şişe en sevdiği Tennessee viskisi ve gerektiğinde arkadaşlarını arayabilsin diye bir tomar bozuk para. Aradığınız Sinatra’ya her an ulaşmak mümkün. Elinde viski bardağı, hattın diğer ucunda.

 

Son Jedi ve kılıcı

“Bu iş hiç de senin tahmin ettiğin gibi ilerlemeyecek…”Luke Skywalker’ı canlandıran Mark Ravenhill’e göre son ‘Yıldız Savaşları’ yüklemesini tek cümlede özetleyen replikti bu. Gerçekten de öyle oldu ve ‘Son Jedi’, serinin en iyi filmi olarak bilinen ‘Empire Strikes Back’ ayarında çıktı; hayranları da eleştirmenleri de fazlasıyla memnun etti. Aynı zamanda, 2 saat 45 dakikalık süresiye, bugüne kadar yapılmış en uzun ‘Yıldız Savaşları’ fimiydi bu. Ravenhill, ‘Godfather’ı izlemeye benzetiyor: “Uzun olduğunu biliyor ve hissediyorsun. Yine de o kadar uzun gelmiyor. İlk defa ‘Godfather’ izlemek gibi.”

 

Game of Thrones ve “o taht”

Son kış için geri sayım, bu yıl başladı. Son 13 bölüm. Sonrası tarih. Gerisi yazlık, güneşlik. Karakterlerinden birinin dediği gibi: Taht oyunları bu: Ya ölürsün ya kazanırsın. “Bu dizinin mutlu, umutlu bir sonla bitmesini bekliyorsanız, bugüne kadar izlediğinizden hiçbir şey anlamamışsınız demektir” diyor serinin yazarı George RR Martin. Karakterlerin (ve okuyucularının) gözünün yaşına bakmamasıyla meşhur. Derinlemesine işlediği, milyonlara sevdirdiği bir karakteri bir anda öldürmekte sakınca görmüyor. Bu sezon da geleneği bozmadı. 2017’nin popüler kültürüne şekil veren objelerden bahsederken meşhur ‘taht’ı bir köşeye yerleştirmezsek dekor eksik kalırdı.

 

Fitzgerald ve meşhur defteri

Yirminci yüzyılın en büyük Amerikan yazarlarından Scott Fitzgerald’ın hayranlarını epey mutlu edecek bir gelişmeyi de eklemeli: Yazarın tüm orijinal yazılarını elinde bulunduran Fransız yayınevi Editions des Saints Pères (SP Books), Fitzgerald’ın kurşun kalemiyle ‘Great Gatsby’ı yazdığı sayfaları daha okunur ve anlaşılır bir hale getirmek için küçük bir reprodüksiyon işlemine tabi tuttu ve yeniden bastı.

Twin Peaks ve “o donut”

“Laura Palmer’i kim öldürdü?”, küçük bir kasabanın tuhaf karakterlerini ve insan zihninin zifiri köşelerini anlatmak için ortaya atılmış basit ‘cinayet dizisi’ sorusuydu aslında bu. Lynchvari bir yaklaşım sayesinde, popüler kültürün en gizemli ve kült sorusuna dönüştü. Neredeyse çeyrek asır sonra gelen ‘comeback’, çok yakıştı. Meşhur vişneli tartın, ‘dedektif’ kahvesinin ve ‘rol çalan’ donutun tadı özlenmişti.

Hugh Hefner ve ‘amiral’ şapkası

Playboy’un kurucusu Hugh Hefner’in 91 yıllık ‘partisi’ 2017’de son buldu. Meşhur Proust anketini yanıtlarken “En çok hangi tarihi figürle kendinizi özdeşleştiriyorsunuz?” sorusuna “Hugh Hefner tabii ki” diyecek kadar muzır bir narsist. Bir Hefner alıntısıyla bağlayalım: “Edison olmasaydı belki ampulü kullanmayacaktık, Wright kardeşler olmasaydı hayatımız uçaklar olmayacaktı. Bugün hayatınıza bir Hefner girmemiş olsaydı, seks hayatınızda yine olacaktı ama belki bu kadar zevk alamayacaktınız.”

Like this Article? Share it!

About The Author

Leave A Response