Salı, Kasım 20, 2018
The Story of Seven

BİR FİLMDEN DAHA FAZLASI: BOHEMIAN RHAPSODY

Onlar hiç kuşkusuz, müzik tarihinin en önemli ve en çok iz bırakan gruplarından… Queen, aslında Bohemian Rhapsody, We Will Rock You, Love of My Life gibi zamansız şarkılardan çok daha fazlasını ifade ediyor. Bunda ikonik isim, efsanevi solist Freddie Mercury’nin önemli rolü var. Tam da bu sebeple geçtiğimiz haftalarda tüm dünya ile aynı anda ülkemizde de vizyona giren Bohemian Rhapsody bir filmden öteye geçiyor, Live Aid sahnesiyle final yapan film grubun ruhunu tüm samimiyetiyle ekrana taşıyor.

Kuşaklar arası, küresel bir fenomen olan Queen’in müziklerine, klişelere meydan okuyan dünyanın en efsanevi sanatçılarından,  ikonik Freddie Mercury’e bir saygı duruşu niteliğinde Bohemian Rhapsody’nin
 galası Zorlu PSM’de düzenlendi.

Radyo Eksen’in müzikleriyle taçlanan büyülü gala gecesinin sonunda aklımızda bu kaldı; “samimiyet.”  Henüz filmin etkisinden çıkamamışken aniden açılan sahneyle gerçeğe taşınan eğlence ruhu görmeye değerdi.

Usta ellerden çıkan bir belgesel: Bohemian Rhapody

Mr. Robot dizisi ile tanıdığımız Emmy Ödüllü Rami Malek, Freddie Mercury rolünde ve sahnede devleşiyor. Malek, Mercury’nin bakışını, yürüyüşünü, konuşmasını ve mikrofon tutuşunu kusursuza yakın bir şekilde ekrana yansıtan bir oyunculuk sergilemiş.

Filmi izlerken (sırasıyla) Brian May, Roger Taylor ve John Deacon’u izliyormuşuz hissi veren Gwilym Lee, Ben Hardy ve Joseph Mazzello’nun da hakkını yememek lazım…. Film Freddie Mercury liderliğinde gruptaki tüm üyelerin Queen’i Queen yapan, zamansız kılan ve muadillerinden ayıran özelliklerine nasıl katkı sağladıklarını görüyoruz. Queen’in lideri Freddie evet,  fakat seyirciyi kendine katan, “efsane müzisyenler” olmanın yanı sıra “efsane sahne performansı sunan sanatçılar” olmalarının da bir ekip işi olduğunu anlatıyor.

Bryan Singer yönetmenliğindeki filmin prodüktörlüğünü, sektörün üstatları Graham King, Robert De Niro, Jim Beach üstlenirken; hikayesi Peter Morgan ve Anthony McCarten’a ait. Filmi başarılı kılan belki de en önemli unsur grubun kurucularından gitarist Brian May ve davulcu Roger Taylor’ın tüm süreçte film ekibiyle birlikte çalışması, böylece de filmdeki akış ve detayların gerçek olabilmesi ve tarihe sadık kalınabilmesi… Ne mutlu izleyiciye, grup üyelerinin ağzından dökülen cümlelerle şekillenen film ile bu nesil Queen’i canlı izlemiş hissine yakın bir hisle filmden ayrılabiliyor.

 

The Guardian gazetesine verdiği röportajda Rami Malek, Freddie Mercury’i canlandırması hakkındaki bir soruya ‘kafama silah dayamak gibiydi’ diye cevap vermesine şaşırmıyoruz.  Zira, bu kadar ikonik bir karaktere hayat vermenin, sahneye taşımanın, değişken ruh halini ve tüm duygularını izleyiciye aktarmanın ne kadar zor olabileceğini tahmin edebiliriz. Malek, “riskli bir karar olmasına rağmen denemeye değer olduğunu düşündüğünü” de ekliyor. İyi ki denemiş de bizleri bu müzik ve görsel şov dolu keyifli filmden mahrum bırakmamış. Gerçek hikayeye göre kronolojik bazı hatalar olduğu eleştirisini alsa da asla sıkılmayacağınız müzik, duygu ve bolca 80’ler ruhu dolu bu filme 2 saat ayırın ve izleyin…

 

“Film onların hayat hikayelerini anlatıyor ve kimse bunu onlardan daha iyi bilmez” diyor. “Pek çok kitap, dergi ve makale okuyabilir, çok sayıda video ve röportajı izleyebilirsiniz, ancak bu insanlarla oturduğunuzda, bugün bulamadığınız Freddie hakkındaki gerçekleri anlatabilirsiniz. Bu benim için çok önemliydi. Her şey doğru olana kadar filmi yapmamamız gerektiğini hissettik; hikaye, oyuncular  her şey yerine oturmak zorundaydı. Benim için en alt nokta, herkesin hikaye anlatımından ve dünya çapında gösterilecek olan hayat hikayeleri hakkında bir filmden gurur duymasıydı. ”- Graham King, Prodüktör

Like this Article? Share it!

About The Author

Leave A Response